Zamanımız insanlarının dostluğu çarşı yemeği gibi, rengi ve görünüşü güzel, fakat tadında iş yok.
Mâlik bin Dinar -

Duyurularımız....



Değerli misafirlerimiz mihrak.com mihrak dergisi'nin resmi sitesidir.




Mihrak dergisi Samsun merkezli yola çıkıp şu an Türkiye'nin dörtbir yanında temsilcisi bulunan köklü bir eserdir.




Mihrak dergisi yayın hayatına bundan sonra internet üzerinde devam edeceğini siz değerli okurlarımıza bildirmekten gurur duyar...




Sitemize üye olarak bizlere destek veren tüm dostlarımıza tüm misafirlerimize teşekkür ederiz.





Siz de bu ekibe dahil olmak isterseniz sitemizin mihrak2007@gmail.com adlı mailine isteklerinizi yazabilirsiniz.





Çalışma arkadaşlarımızdan her zaman en üst düzeyde sorumluluk bilinci ve kararlılık beklediğimizi unutmayın.




Dergimizin 3. sayısını yayına hazırlıyoruz... Sitemizin ve dergimizin geliştirilmesi için desteklerinizi bekliyoruz...






Sitemizi ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederiz...



Niçin ve Nasıl Eğitildik?

Eğitim çok küçük yaşlardan başlar hatta bazı bilim adamlarına göre anne karnında bile eğitim gerçekleşiyor ve bu bireyin karakterini biçimlendiriyor. Karakteri biçimlendirdiğini biliyordum fakat görmek nasip olmadı bir türlü geçen güne kadar. Geçenlerde, öğrencisi tamamen Amerikalı çocuklardan oluşan bir ilkokula gittik sınıfları gezmek-görmek amacıyla. İnanın uzun süre düşüncelerden kendimi alamadım. Kendi çocukluk dönemime baktım ve askerden tek farkımın yeşil elbise değil de siyaha nazaran daha iç açıcı olan mavi önlük giymiş olmam olduğunu anladım, geç de olsa. Sabah okulun önünde içtima olur, ant kelimesinin ne olduğunu bilmeyen çocuklara andımız okutulur, bağırmak ve nizami olmak zorunludur. Eller öndeki arkadaşın omzuna değecek şekilde mesafe bırakılır, dikkat edin sadece parmak uçları değecek, bu derece hassas.

 Bir öğretmen büyük bir komutan edasıyla rahat hazır ol talimatları verir, küçük askerler yavaş yavaş hazırlanmaktadır ulvi görevlerine. Sanmayın bu görev vatanı müdafaadır, bu görev saf beyinlerin en küçük zerresine dahi nüfuz edilerek askeri disipline alıştırılmadır, öyle ya darbe falan olursa senin gençlik yıllarında bir travma yaşayıp darbecilere baş kaldırmayasın diye. Daha bitmedi tabi ki; müdür beyin cebinde sürekli bir makası olurdu saçlar aynı olsun diye, kimse bu temizlik için şarttı demesin, bence saçları zorla kestirmektense adı üstünde, eğitim kurumunun aileleri çocukların temizlikleri konusunda eğitmesi daha uygundu. Çocuk her yerde çocuktur ve ben uzun saçlı çocukları görünce bu uygulamanın da aslında bir disipline etme çabası olduğundan şüphelendim, ayrıca kız çocuklarının da saçı uzun olurdu. Sınıflarda sıraların düzenini, soru sormaların şeklini, konuşmaların bir tekmil verme edasında oluşunu vs. hepsini tekrar gözden geçirmeme neden oldu Amerikalı çocukları ve onların okullarını görmek. Sınıfta sessizlik hâkim ama herkes serbest isteyen yerde oturabiliyor, isteyen uzun saçlı, duvarlarında George Washington’un resmi de yok, müdür girdiğinde hazır ola geçen öğrenci de öğretmen de yok, sınıfların dizaynı sıcak bir atmosfer oluşturuyor ve kesinlikle söylemem gereken bir şey daha var ki ilkokul ikinci sınıfta başörtülü bir de kızın okuyabileceği kadar demokrat bir ortam.        

Hepsini topluca düşündüm ve kendi eğitim sistemimizle karşılaştırdım. Nihayetinde milli eğitimiyle küçük yaşlardan itibaren askerî nizam ve emirlere hazır ve nazır bir toplum olacak şekilde eğitildiğimizi anladım. Toplumun düzeni hiç bir zaman emirlerle, fermanlarla, kanunlarla oluşturulamaz, ancak ve ancak eğitimle olur. O da askerî bir eğitimle değil, insana saygı duyulan, değer verilen bir anlayışla bireyin şahsiyetini yok etmeden, kişiyi sindirmeden, kendine güvenmesine yardımcı olacak bir yöntem ile olur.         

Köy enstitülerine hitaben söylenen sözü çok daha iyi anladım; öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır. Gerçekten bir kaç nesil bir takım öğretmenlerin eseriydi, şimdi ben de dua ve ümitle diyorum ki, çok doğru öğretmenler! Yeni nesil inşallah sizlerin eseri olacaktır.  Emrah Kaya  


Beğendim (46)
PDF Yazdır e-Posta
Emrah Kaya tarafından yazıldı   
Pazar, 21 Şubat 2010 17:43
 

Yorumlar 

 
#4 i.aşar 2010-02-25 12:54 Değerli hocam kalemine sağlık…
merakla bekliyorum bir sonraki yazınızı…
Alıntı
 
 
#3 s.geren 2010-02-22 06:49 Çok güzel ve anlamlı bir yazı hocam, inş bu konunun muhatapları da aynı düşüncelere bir gün sahip olurlar. Alıntı
 
 
#2 OZYP 2010-02-21 14:01 biz öğretmenler sanki biraz egolarımıza yenik düşüyoruz bizimde hoşumuza gidiyor açıkçası bir öğrenci karşımıza geldiğinde hazırola geçmesi,önünü iliklemesi, saygıdan deil korkudan karşımızda titremesi v..s. Alıntı
 
 
#1 hasekşi 2010-02-21 12:56 Kesinlikle Hocam. Buna dair en ufak bişey dediğinizde de sanki kutsal bir kurala karşı gelmişsiniz gibi üzerinize saldırıyorlar. Bakalım ne zaman akıllar başa gelecek… Alıntı
 

Yorum ekle

Lütfen küfür içeren sözcük ve aşağılamadan uzak durun.


Güvenlik kodu
Yenile