Aşk; aynı yönde, birlikte bakabilmektir.
St. Exupery -

Duyurularımız....



Değerli misafirlerimiz mihrak.com mihrak dergisi'nin resmi sitesidir.




Mihrak dergisi Samsun merkezli yola çıkıp şu an Türkiye'nin dörtbir yanında temsilcisi bulunan köklü bir eserdir.




Mihrak dergisi yayın hayatına bundan sonra internet üzerinde devam edeceğini siz değerli okurlarımıza bildirmekten gurur duyar...




Sitemize üye olarak bizlere destek veren tüm dostlarımıza tüm misafirlerimize teşekkür ederiz.





Siz de bu ekibe dahil olmak isterseniz sitemizin mihrak2007@gmail.com adlı mailine isteklerinizi yazabilirsiniz.





Çalışma arkadaşlarımızdan her zaman en üst düzeyde sorumluluk bilinci ve kararlılık beklediğimizi unutmayın.




Dergimizin 3. sayısını yayına hazırlıyoruz... Sitemizin ve dergimizin geliştirilmesi için desteklerinizi bekliyoruz...






Sitemizi ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederiz...



Laik Olabilir Miyiz?

 

 Yine çelişkilerin bir ucundan tutalım… Her ne kadar çözemediysem de… Diyanetin lağvedilmesinin sürekli gündemde olduğu bir gerçektir ve bu konu üzerinde yazmak istedim.

   Laik olmaya çalışmak laik olmaktan daha faydalıdır zihniyetine sahip insanlar tarafından uygulanan bir politika gereği kurulan bir kurumdur Diyanet İşleri Başkanlığı ve bunu herkes de biliyor. Sözüm ona sahte şeyhlerin ve hocaların anlattığı yanlış İslamı! halktan uzat tutmak ve devlet denetleme kurulundan geçmiş hakiki! İslam’ı anlatmak için kısacası dini eğitimi ve irşat faaliyetlerini kontrol altında tutmak için kurulan bir kurumdur Diyanet. Yoksa hiçbir aklıselim, laikliği getiren insanların bir de dini kurum tesis etmesini kolaylıkla izah edemez.

 İmam hatip liselerinin kuruluş amacı da nihayetinde buydu ve elhamdülillah her iki kurum da amacından saptı. Kendi istedikleri gibi mümin yetiştirmek, sipariş vaazlar hazırlatmak ve alnı secdede olan ama aynı zamanda laik imamlar isteniyordu, belki de bir ölçüde gerçekleşti. Öyle veya böyle 5 vakit namazlı niyazlı ama şeriat istemezüük diyen kafası karışık bir toplum meydana getirildi. İşte bu onlar için bir başarı olabilir. (Ayrıca devletin dini Komünizm akımına karşı kalkan olarak kullanması da bu olayın diğer bir yönüdür, bu yazıda değinmiyorum) Ancak şimdi asıl konuya dönecek olursak Diyanet konusunda istedikleri tarzda imamlar yetişmeyince öyleyse neden devletten para alıyorlar denmeye başlandı, asıl sancı da budur. Yoksa laiklik hayranlarının büyük bir iştah ve çelişkiyle kurduğu bir kurumun yine laiklik hayranları tarafından, dini çok da düşünüyormuşlar gibi “din devlet kontrolünde olmamalı” sözleriyle kaldırılması anlaşılır gibi değil. Laik bir devlette dinî bir kurumun –devlete bağlı- olmasının yanlışlığını savunuyorlar. Haklılar. Fakat din devletin kontrolünden çıktığı zaman ne olacak? Eğer hakikaten 90 senedir bize anlatılan “laiklik dinsizlik değil sadece din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı olmasıdır.” tanımındaki laikliği uygulayacaklarsa imamların ve vaizlerin vaazlarına müdahale edilmemesi gerekmektedir ancak din ile laiklik tam zıt kutuplardır ve imamlar laik sistemin peygamberî bir sistem olmadığını halka anlatmak zorundadırlar bu da laik sistemin yararına olmayacaktır ya da müdahale edilecektir vaazlara ve camilere. Peki, o zamanki kontrolün bugünkünden farkı ne olacaktır? Hiçbir fark olmayacak imamların gelirinin dışında. Din yine baskı altında olacaktır, inanmak veya inanmamak konusunda yine insanlar özgür olmayacaktır. Kılık kıyafet sorgulanacak, insanlar dini fikirlerini istediği gibi söyleyemeyecek ve o zaman da neden bir başörtülü hâkimin, savcının veya kaymakamın olmadığı sorusuna yine aynı cevaplar verilecektir. O halde iki seçenek var; ya laik sistemde diyanete-her geçen gün ıslah edilerek- evet denmeli ya da dininden vazgeçemeyen insanlara laiklik dayatılmamalı. Laikliğin beşiği olan Fransa’nın laikliği bile “vaftiz edilmiş laiklik” olarak tanımlanırken laikliğin inanan insanın fıtratıyla bağdaşmayacağı gözler önüne serilmiyor mu?

 

Emrah Kaya


Beğendim (50)
PDF Yazdır e-Posta
Emrah Kaya tarafından yazıldı   
Pazartesi, 08 Şubat 2010 18:54
 

Yorumlar 

 
#2 ayaz 2010-02-14 15:25 fikirleri paylaşmak çok güzel.Din bir hayat tarzıdır ama o dinin ne kadar doğru düzgün bir şekilde yaşanıldığı da önemlidir zannımca.Kolaydır bu ülkenin yüzde 99'u müslüman demek ama bir de insanın içinden bakmak var.Teşekkürler kolay gelsin Alıntı
 
 
#1 ozys 2010-02-08 16:50 mislümanım diyen laik ,laikim diyen müslüman olmaz.din bir yaşam tarzıdır ve bir bütün olarak değerlendirilme lidir.dört duvar arasında allah ,devlet işinde yallah islamı bir yaşam tarzı olmaktan uzaklaştırır.yaznızı beğendim allah razı olsun Alıntı
 

Yorum ekle

Lütfen küfür içeren sözcük ve aşağılamadan uzak durun.


Güvenlik kodu
Yenile