|
Haydi, beni dini bilgisi ve hassasiyeti olmayan biri olarak görün, ilahiyatçı olmadığımı ve 7–8 yıl da imamlık yapmadığımı düşünün. Ancak elhamdülillah Müslüman’ım diyen bir kesimden dahi olsam eğer mantıklı olabiliyorsam din hakkında bazı sorular sorabilirim. Mantıkla din tesis edilemezse bile mantığa aykırı bir din de olmamalıdır. Aksi takdirde düşünmek ve aklı kullanmak emredilmezdi insanlara. Günlerdir TV’lerde ve köşe yazılarında Hz. İsa beklentisi zirve yaptı, öyle ya çözemedik şu meseleyi asırlardır. Ben bu konuda taraf değilim gelir veya gelmez… Ancak Kuran’dan öğrendiğimiz kadarıyla kıyametin tarihi, zamanı peygamber tarafından dahi bilinmemektedir. Mantıksal olarak kıyametin ne zaman olacağının bilinmemesi ne zaman olmayacağının da bilinmemesini gerektirir. Hz. İsa’nın geleceğine inananlara bir sene içerisinde kıyamet kopmayacak dersem “ olur mu öyle şey kimse kıyametin saatini bilemez” diyeceklerdir ve diyorlar da. Aynı zamanda ve aynı zihniyetle Hz. İsa’nın kıyametten önce geleceğini de söylüyorlar hadislere! dayanarak. Fakat bu gece Hz. İsa gelse ve tüm teknoloji nimetlerini kullansa bile tüm insanlara ulaşılması en az bir yıl sürecektir. Demek ki bir yıl içerisinde kıyametin kopmayacaktır. Peki, ansızın gelecek olan kıyameti nasıl yorumlayacağız. Tüm iyimser yorum gücümü kullanarak “ansızın gelen kıyamet” tabirini “kişisel gaflet(küfür-şirk sahipleri için)” olarak anlamaya çalışsak bile yine bir çelişkiyle karşı karşıya kalırız. Çünkü bu tür rivayetlerde “Allah demeyenin kalmayacağı”, herkesin iman edeceği ve tüm dünyada İslam’ın hâkim olacağı belirtilmektedir. Bu ifadeler de kişisel gafletin olmayacağını gösterir, çünkü Allah( İslam’ı kabul eden) diyenin hangi gafletinden (imanî olarak) söz edebiliriz?
Çok uzun zamandır düşünüyorum, hatta bu fikir sahiplerine mailler de attım, ancak onlar da çözemediler ki cevap yazmadılar ve hala ikna olmuş değilim. Ancak Hz. İsa geldi diyelim; hangi özelliğiyle Hasan Mezarcı’dan ayırt edebiliriz ki Hz. İsa’yı, Hasan Mezarcı’ya deli diyenler neden Hz. İsa’ya deli demesinler ki? Veya Hz. İsa’nın geleceğini hararetle bekleyen Hıristiyanlar, Hz. İsa’nın Hz. Muhammed’in öğretilerini anlattığını gördüğünde onun Hz. İsa olduğuna ne kadar inanabilirler? Tüm bunlarla beraber hidayet rehberi olarak inandığımız Kuran( sünnet ile beraber) gerçek ve yeterli bir hidayet rehberi, kaynağı değil mi? Değilse eksik bir şeye niçin inanıyoruz? “Size iki şey bırakıyorum ve onlara sımsıkı sarıldığınız müddetçe asla sapıklığa düşmezsiniz; birincisi Allah’ın kitabı Kuran, ikincisi benim sünnetimdir.” hadisinden ne anlamalıyız? Hz. İsa tekrar gelip İslam’ı anlatacaksa, ilk var olanları, yani Kuran ve sünneti, biz zaten onlara sahibiz, yok eğer kendinden bir şeyler daha anlatmak için gönderilecekse “bugün sizin dininizi kemale erdirdim” ayetini nasıl düşünmeliyiz. Her ne kadar Hz. İsa’nın gelip gelmemesi tartışılsa da geleceğine inanmak bu sorulara da cevap vermeyi gerektirir, çünkü geleceğine inanmak yorumlara bağlı olarak ortaya konulan ekstra bir tezdir. Yoksa hiçbir Müslüman’ın Hz. İsa ile bir sorunu yoktur Hıristiyanların Hz. Muhammed ile olan sorunları gibi. Bu konuyla alakalı olarak daha birçok soru sorulabilir, amacım bir fikrin reddini veya kabulünü dayatmak değildir. Nihayetinde soru sormak daha net bir inanca sahip olmamıza vesile olacaktır. Ancak bu konuyu çözmek için biraz da Hıristiyanlığı okumamız gerekmektedir çünkü onlar Hz. İsa’nın tekrar geleceğini Hıristiyan mantığıyla!!! çok güzel açıklayabiliyorlar. Emrah Kaya Not: Bu yazım ve diğer yazılarım için her türlü eleştirilerinizi mail adresime gönderebilirsiniz. emrahk_65@hotmail.com |
Yorumlar
Toplumumuzun taklidi imanını aklıyla doğrulayıp tahkikiye dönüştürmesi duasıyla Allah sizden razı olsun… Alıntı