|
Ne ararsın Allah ile aramda, Sen kimsin ki kurbanıma takarsın, Hakikaten kastin yoksa İslam’a, Hindileri neden gündem yapmazsın. Namaz, niyaz varsa bende sana ne, Yoksa sana bir zararım yaparım, İkimizde gelince kıldan köprüye, Sen sarhoşken geç de biz de bakalım.
Allah kurban bayramını ülkemize ve tüm İslam âlemine hayırlı kilsin. Bir muhabirin geçen senelerde gündeme getirdiği gibi hac mevsimi de yine ne hikmettir bu sene de kurban bayramına denk! geldi. Öyle ya senede iki defa Müslüman olan medyamız için normal. Biri şeker bayramı! Diğeri de kurban bayramı. Şeker bayramını oruç tutmayanların göbek şovuyla kutluyoruz kurban bayramını da katliam! Haberleriyle. Öyle ya çok kan akıyor, kartel medya da sürekli bunları gündeme getiriyor. Tabi ki biz Müslümanlar da dinlemeyi iyi beceriyoruz. Her zaman kızarım bizim medyamız neden susuyor diye. İlahiyatçılarımız, diyanet teşkilatı, dernekler, cemiyetler, cemaatler vs. Konuştuğumuzda da hep savunmadayız, hep kendimizi izah etme “bakın efendim yanlış anlıyorsunuz bizi” sözlerinde teselli aramadayız. Bir de biz kontra atak yapalım. Biz de yılbaşında kesilen hindilerin hesabını soralım. Hem de Türkiye gibi çoğunluğu Müslüman bir ülkede uygulanan İslam ile hiç alakası olmayan bu adetleri eleştirelim. Kurban kesileceğine bu paralarla yardım yapılsın diyenlerin bir gecede harcadıkları paraları onlara hatırlatalım. Biz saf olduğumuz için insanlar bu kadar üstümüze gelebiliyor. Müslümanlar her zaman çoğunlukta olduğu halde hep ezilen taraf oluyorlar. Neden? Söyleyeyim; biz korkak ve vurdumduymazız. Biraz daha kurnaz olanımız ayetten delil getirip; onlarla en güzel şekilde mücadele et diyor, sonra da hemen tefsirini de yapıyor; en güzel şekil nedir “söz gümüşse sukut altın” diyor ve tamam işte oldubitti. Her şeyimiz doğru. İdeolojisiz bir İslam neye yarar, inandığın değerleri savunamadığın dil neye yarar bilmiyorum. Tamam devir silah devri değil kalem devri, ama bunu da kullanamıyorsan sen hangi devrin insani olabilirsin? Hala Müslüman olduğun için suçlu psikolojisindeysen sence iman mı sendeki yoksa kültür mü? Bu sorulara cevap vermelisin. İzlediğim bir videoda batılı bir Müslüman genç diyor ki “bence Müslümanlık Chicago havalimanında gocunmadan, etraftaki insanların ne diyeceğini düşünmeden seccadeni serip namaz kılabilmendir.” Biraz daha bilinç gerekiyor, eğitim şart! Namaz kılanlar haber yapılıyorsa, okulda içki içenler de haber yapılmalı ama bir kanalla değil, birçok kanalla bu yapılmalı, devlet birimlerinin dikkatleri çekilmeli. Bizim ibadetlerimize laf edilirken bir âlimin hoca efendinin kalkıp da “arkadaşlar bu dini bir vecibedir, ibadettir demesi zoruma gidiyor.” hocam ne diyorsun diyesim geliyor, madem çıkmışsın televizyona böyle bir soru geliyor hiç konuya girmeden hindilerini, bilmem kaç bin dolarlık takılarını, eğlenceye ayırdıkları paraları gündeme getirseniz ya diyesim geliyor. Kurbanın, namazın, tesettürün dini bir vecibe olduğunu bilmeyen var mı bu ülkede. Bu ülkede din düşmanlarının zihinleri kötülük olgusuna odaklandığı için onlara yaptığınız iyilikleri anlatmanız boşunadır, biz onlara yapmadığımız kötülükleri anlatmalıyız ki bizi iyi anlayabilsinler. Sizin hindilerinize karışabiliriz ama karışmıyoruz, siz de kurbanımıza karışmayın, sizin yazın bir tatil yerine kışın bir kayak tesisinize gidip her yıl binlerce dolar harcamanıza karışmıyoruz, siz de bizim insanımızın ikinci defa hacca veya umreye gitmesine “ne gerek var canim ikinci defa oralara gitmeye onun yerine sadaka versin” diyerek karışmayın. Sizin kızlarınızın giyim tarzına karışmıyoruz siz de bize karışmayın. Bir hâkim, savcı, kaymakam sarhoş olunduğunda biz bunu gündeme getirip insanların düşüncelerine ve hayat tarzlarına saygısızlık yapmıyoruz, öyleyse siz de bir devlet amirinin namaza gitmesini haber yapıp insanlara psikolojik baskı yapmayın ve bakın biz bu kötülüklerin pek ala farklındayız ama İslami terbiyemizden dolayı bunları yapmıyoruz diyebilmeliyiz. Bunu kesinlikle ayıp aramak için veya ortamı germek için değil herkesin kendinden sorumlu olduğunu hatırlatmak için yapmalıyız. Biz bunları hatırlatmıyoruz ve sürekli savunmadayız, sürekli kendimizi ispatlama telaşındayız. İslam’ın hiçbir akli ve nakli delili olmasa dahi “biz inanıyoruz” siz de karışamazsınız diyebilmeliyiz. Hakaret etmeden, yanlış üslup kullanmadan, sinirlenmeden ve kendimize hâkim olarak en güzel yolları bulmalıyız. Eğer Allah dil vermiş ise bizlere, biz de bunu güzel şekilde kullanmalıyız. Herkesin elindeki imkânla bir şeyler yapması gerekiyor. Koy imamı köyünden, öğretmen öğrencisinden, kuran kursu hocası da kursa gelen 15 öğrencisinden “15 kişiyle mi memleketi kurtaracağız demeden” sorumludur ve o insanlara namaz, oruç, abdestin farzı anlatıldığı kadar İslami özgüven de verilmelidir. Emrah Kaya |