Aklın gönül rolünü oynaması, uzun sürmez.
La Rochefoucauld -

Duyurularımız....



Değerli misafirlerimiz mihrak.com mihrak dergisi'nin resmi sitesidir.




Mihrak dergisi Samsun merkezli yola çıkıp şu an Türkiye'nin dörtbir yanında temsilcisi bulunan köklü bir eserdir.




Mihrak dergisi yayın hayatına bundan sonra internet üzerinde devam edeceğini siz değerli okurlarımıza bildirmekten gurur duyar...




Sitemize üye olarak bizlere destek veren tüm dostlarımıza tüm misafirlerimize teşekkür ederiz.





Siz de bu ekibe dahil olmak isterseniz sitemizin mihrak2007@gmail.com adlı mailine isteklerinizi yazabilirsiniz.





Çalışma arkadaşlarımızdan her zaman en üst düzeyde sorumluluk bilinci ve kararlılık beklediğimizi unutmayın.




Dergimizin 3. sayısını yayına hazırlıyoruz... Sitemizin ve dergimizin geliştirilmesi için desteklerinizi bekliyoruz...






Sitemizi ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederiz...



Çanakkale Geçmişin İbret Verici Bir Hikayesi mi, Yoksa Turistik Bir Mekan mı?

Değerli okuyucular;

Bu yazımda sizlerle geçen hafta yapmış olduğum Çanakkale üzerine olan izlenimlerimi paylaşacağım. Tek tek her yeri tanıtacak değilim elbette. Ben işin biraz milli ve manevi yönüne değinmek istiyorum.

Bir turist gözüyle bakarsak gezilmesi gereken her yeri gezdik savaşların cereyan ettiği mekanlarda.

Peki bir Türk ve müslüman olarak neler hissettik? İşte orası tartışılır diye düşünüyorum. Orada gezenler için ortak bir tarih olma özelliği taşıyan Çanakkale’nin gezen herkeste birebir olmasa da ortak bir hissiyatı oluşturması lazım. Ne yazık ki bunu görmek çok zor.

Ziyaretlerine gelmişken şehitlerimize dualar okumak, onlar gibi bir maneviyata sahip olmak adına Allah’a yalvarmak için bu fırsatı değerlendirmemiz gerekirken, çoğu ziyaretçinin sıradan bir yeri ziyaret eder gibi oralarda gezmesi içimi burktu.

O kadar genç yaşlarda bütün hayallerini, hayatlarını bir kenara bırakarak canını verdikleri için şehitlerimiz adına mı hüzünlenmeliyiz yoksa, atalarının ne için canlarını verdiklerini unutup da güle oynaya fotoğraf çektirmek için birbiriyle yarışan Çanakkale torunlarının haline mi?

Bizim gezdiğimiz grubun dışında da başka gruplar vardı. Örneğin, bir ilköğretim okulu öğrencilerini geziye getirmişti. Öğretmenleri hiçbir açıklama yapmadan onları şehitliğe saldılar. Çocuklar piknik alanına gelmiş gibi gezdiler ve burası hakkında hiçbir bilgi edinmeden de geri döndüler.

Düşünüyorum da Çanakkale toplu mezarların bulunduğu ilginç bir alandan daha ötesini ifade etmiyor mu ki? Neden bilinçsizce geziliyor bu güzel mekanlar?

Anzak torunları geldiğinde arabalarla değil de atalarının yapmış olduğu gibi yürüyerek, tırmanarak ulaşıyorlar gidecekleri yerlere. Atalarına saygılarını ifade etmek için…

Biz de gelene kolaylık olsun diye her yere alışveriş tezgahları, tuvaletler, dinlenme tesisleri kurup duruyoruz şehitlikler boyunca…

Halbuki bütün manevi havasını yok ediyor bunlar. 3-5 yıl önce gelmiş olup da şimdi tekrar gelmiş olanlar, hele hele daha uzun zaman önce gelip de yine ziyaret etme fırsatı bulmuş olanlar, hiç de olumlu yönde bir değişme olduğunu düşünmüyorlar.

 Hep söylüyoruz ya, Hiroşima Japonlar için ne ise, Çanakkale de bizim için odur diye. O halde onu gereği gibi öğretmek lazım. Bu iş de öğretmenlerin, annelerin babaların, kısacası yetişkinlerin…

Bizler turist olarak gitmiyoruz oralara, atalarımızı ziyarete gidiyoruz…

Bunu bilerek ve buna inanarak hareket etmeliyiz.

Bilinçli nesiller olmak ve bilinçli nesiller yetiştirmek dileğiyle…

 


Beğendim (52)
PDF Yazdır e-Posta
Emanetçi tarafından yazıldı   
Pazar, 07 Haziran 2009 13:09
 

Yorumlar 

 
#2 Yaprak 2009-06-09 11:32 Evet çok haklısınız. Özellikle ülkemizin ve ülkemiz insanının acilen sarması gereken yaralardan bir tanesi. Konuşmaya gelince övüne övüne bitiremeyiz ama ne yazık ki tarihimize gereken değeri vermiyoruz.
O ruhu hissetmeden, orada gezinmek Bize bu toprakları canlarını vererek emanet eden atalarımıza ihanettir. TohatlıEkşi'nin de dediği gibi biz niye gelen geçene isyan ediyoruz ki… Sebep ve sonuç ortada…
Yeni nesil ortada
Kısaca her şey ortada
Alıntı
 
 
#1 TohatlıEkşi 2009-06-08 00:15 Kesinlikle katılıyorum. Turist edasıyla gidip bol bol fotoğraf çektirip geliyoruz. O iklimin ruhunu anlamadan, iliklerimize kadar işletmeden geri geliyoruz. Sonrada gelene geçene isyan ediyoruz neden Türkiye'nin hali böyle diye… Alıntı
 

Yorum ekle

Lütfen küfür içeren sözcük ve aşağılamadan uzak durun.


Güvenlik kodu
Yenile