Mihrak dergisinin resmi sitesi...
| Her İşte Hayır Olduğuna İnanmak |
|
Güçlü bir imana sahip, Allah'ın gücünü gereği gibi takdir edebilen ve O'na yakın olan müminler, Allah’ın kendileri için yarattığı her olayda tevekküllü davranır ve her şeyde mutlaka hayır olduğuna inanırlar. Tam olarak iman edemeyen, Allah’a gereği gibi teslim olamayan insanların yaşadıkları yıkım, üzüntü ve çaresizlik gibi duygular, müminlerde görülmez. Müminler Allah’ın kendileri için yarattığı kaderden razıdırlar. Ve Kuran’da bildirilen: "… belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Allah onda çok hayır kılar." (Nisa Suresi, 19) "… Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz." (Bakara Suresi, 216) ayetlerinin bilincinde olarak her zaman Allah’a sığınırlar. |
|
|
Altuğ Öztürk tarafından yazıldı
|
|
Salı, 07 Şubat 2012 16:11 |
|
|
| Mustafa Armağan - Zaman - Eğitim Bakanlığı da Darbeciler Tarafından "Milli" Yapılmıştı |
|
Cumhuriyetimiz 27 Mayıs 1960 askerî darbesinin dehşet ortamında gerçekleştirilen ve yaklaşık 50 yıl süren uzun bir 'balans ayarı'nın etkisinden yeni yeni sıyrılıyor. Darbelerle askere tanınan ayrıcalık ve dokunulmazlıkların, sistemin derinlerine ne denli kök saldığını fark ettikçe düzeltilmesi gerekenler göze batar hale geliyor. 19 Mayıs kutlamalarının Ankara dışında stadyumlarda değil, liselerde yapılması gayet isabetliydi. Muvazzaf subayların okulları denetlemelerini amaçlayan Millî Güvenlik derslerinin kaldırılmasıysa gecikmiş bir karardı. Bu hamlelerle Cumhuriyet 'yeniden' değil, 'yeni yeni' kuruluyor, cumhurla buluşuyor. Cumhuriyeti halkın tepesine gerektiğinde balyoz indirmek şeklinde gören militarizmin sonu er geç gelecekti zaten. |
|
|
Yönetici tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 05 Şubat 2012 21:26 |
|
|
|
Değerli dostlar... Facebook üzerinden bir arkadaş paylaştığı anı türünde güzel bir yazı paylaşmıştı. Çok hoşuma gitti. Siz dostlarımla paylaşmak istedim... Buyrun dinlenmeye... Öğretmenlik hayatımın yirminci yılı.
Öğrendiklerimin çoğunu öğretirken öğrendiğimi itiraf etmeliyim. Öğrenciliğini devam ettirmeyen bir öğretmenin başarılı olamayacağını düşünüyorum. Hızlanarak değişen dünyaya ayak uydurabilmek için bilgilerimizi de devamlı yenilememiz gerekiyor. Bundan dolayıdır ki, “iki günü eşit olan zararda” olduğu ve beşikten mezara kadar ilim öğrenmek gerektiği insanlığın öğretmeni (s.a.v) tarafından bize hatırlatılmıştı. |
|
|
İshak Aşar tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 03 Şubat 2012 00:56 |
|
|
|
| Kuran'da Yalnızca Namaz, Oruç ve Zekat İbadeti Yoktur |
Kuran’ı kendisine rehber edinen her Müslüman’ın görevi, rehber edindiği kitaba önce uymak sonra diğer insanlara tebliğ etmektir. Kuran’da Müslümanların insanları uyarmaları konusunda çok açık ve kesin hükümler vardır. Bunlardan bir tanesi Müddesir Suresi'nin 1. ve 2. ayetlerinde bildirilmiştir: "Ey bürünüp örtünen, kalk (ve) bundan böyle uyar." (Müddessir Suresi, 1-2) Kişi, etrafındakileri dini yaşamak konusunda uyarırken kendini yeterli görmemeli, aynı hassasiyeti kendi ahireti için de göstermelidir. Zira en etkili tebliğ, kişinin anlattıkları ile uyumlu bir ahlak göstermesi olacaktır. Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz. Yine de akıllanmayacak mısınız? (Bakara Suresi, 44) |
|
|
İbrahim Akın tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 02 Şubat 2012 18:26 |
|
|
|
İslam dar anlamıyla Hz. Peygamber ile başlayan ve kitabı Kur’an-i Kerim olan geniş anlamıyla da tevhid inancını yansıtan genel dinin adıdır. Belli temeller üzerine kurulmuş inanç esasları, ibadet şekli ve ahlak kurallarıyla inananların tüm hayatına nüfuz etmeyi amaçlamıştır. Yani İslam birçok Müslüman’ın anladığı şekilde sadece namaz kılmak, oruç tutmak ve teravihe gitmek değildir. Bir bütün olarak İslam mücadeledir; Allah’ın rızasını kazanma mücadelesi. Bu ilimle, ahlakla, ibadetle, samimiyetle ve sabırla olur. Bu şeytana karşı, nefse karşı, zulme karşı dirençli olabilmekle olur. Bunun metodu da Kuran'da ve Peygamberimizin sünnetinde mevcuttur. Bu nedenle bize düşen Kuran'ı hem indirildiği zamanın şartlarında değerlendirmek hem de günümüzde karşılaştığımız hukuki, siyasi, ahlaki ve ticari meselelere ışık tutacak şekilde okumaktır. |
|
|
Emrah Kaya tarafından yazıldı
|
|
Salı, 31 Ocak 2012 18:07 |
|
|
|
|