Zamanımız insanlarının dostluğu çarşı yemeği gibi, rengi ve görünüşü güzel, fakat tadında iş yok.
Mâlik bin Dinar -

Duyurularımız....



Değerli misafirlerimiz mihrak.com mihrak dergisi'nin resmi sitesidir.




Mihrak dergisi Samsun merkezli yola çıkıp şu an Türkiye'nin dörtbir yanında temsilcisi bulunan köklü bir eserdir.




Mihrak dergisi yayın hayatına bundan sonra internet üzerinde devam edeceğini siz değerli okurlarımıza bildirmekten gurur duyar...




Sitemize üye olarak bizlere destek veren tüm dostlarımıza tüm misafirlerimize teşekkür ederiz.





Siz de bu ekibe dahil olmak isterseniz sitemizin mihrak2007@gmail.com adlı mailine isteklerinizi yazabilirsiniz.





Çalışma arkadaşlarımızdan her zaman en üst düzeyde sorumluluk bilinci ve kararlılık beklediğimizi unutmayın.




Dergimizin 3. sayısını yayına hazırlıyoruz... Sitemizin ve dergimizin geliştirilmesi için desteklerinizi bekliyoruz...






Sitemizi ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederiz...



Makaleler

Mümin'in Şerefi: Hicret

   Geçici dünya hayatında müminlerin tek amacı Allah’a kul olmak, O’nun rıza ve sevgisini kazanmaktır. Bu bakış açısı ile müminler, bütün hayatlarını ve ibadetlerini Allah’a adayarak, tam bir teslimiyet ruhu ile hareket ederler.   "De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetle...

Millet iradesi mümkün mü? ( II )

              Bir önceki yazımızda insanlar ile devlet arasındaki ilişkinin oluşumundan bahsetmiştik Bu ilişkinin tarihsel sürecine baktığımızda ilk uygarlıklarda iradenin genellikle tek bir elde toplandığı monarşik bir yapılanmanın varlığı somut olarak göze çarp...

Öğretmen Atamaları

  Son zamanlarda gündeme yetişmek gerçekten çok zor. O kadar hızlı değişiyor ki hangi birine bakalım, hangi birine kafa yoralım. Bu değişen gündemde bizle alakalı konulara dikkatle bakmaya çalışıyoruz yetişebildiğimiz kadar. Bu mesellerden biri de öğretmen atamalarındaki ...

Namaz, Gaflet Perdesinin Kakmasına Vesile Olur

Müminler, Kuran’da Rabbimizin bildirmiş olduğu emir ve yasaklara karşı son derece hassastırlar. Kuran’a iman eden bütün insanların yapmakla mükellef olduğu farz ibadetler vardır. Bu ibadetlerden biri de namazdır. "... namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır. ...

Niçin ve Nasıl Eğitildik?

Eğitim çok küçük yaşlardan başlar hatta bazı bilim adamlarına göre anne karnında bile eğitim gerçekleşiyor ve bu bireyin karakterini biçimlendiriyor. Karakteri biçimlendirdiğini biliyordum fakat görmek nasip olmadı bir türlü geçen güne kadar. Geçenlerde, öğrencisi tamamen A...

Millet iradesi mümkün mü?

Yönetmek veya yönetilmek kavramlarına nereden varıyoruz? İnsan sosyal bir varlıktır. Sosyallik ise bir arada yaşamayı gerektirir. Bir arada yaşamanın en basit kuralı belirli bir düzen oluşturmak ve fertlerin oluşturulan bu düzene en yüksek düzeyde uymaları ile gerçekleştirilebil...

Esma'ül-Hüsnâ ve Allah İsmi

Merhaba değerli dostlar Bir önceki yazımızda ifade ettiğimiz üzere Allâhü Teâlâ’nın bilinen adıyla Esmâ-i Hüsnâ’sını (en güzel isimlerini) dilimizin döndüğünce, aklımızın erdiğince ifade etmeye çalışacağız. Necip Fazıl, konumuzla ilgili şöyle beyanda bulunur. ...

Laik Olabilir Miyiz?

   Yine çelişkilerin bir ucundan tutalım… Her ne kadar çözemediysem de… Diyanetin lağvedilmesinin sürekli gündemde olduğu bir gerçektir ve bu konu üzerinde yazmak istedim.    Laik olmaya çalışmak laik olmaktan daha faydalıdır zihniyetine sahip insanlar tarafından uygulanan b...

Her Şey Hayırla Yaratılmıştır

Yüce Rabbimiz, yaşamımız boyunca bizleri çeşitli vesilelerle denemektedir. Yaşadığımız her denemede göstermiş olduğumuz tavır, sonsuz hayatımızdaki mekânımız için belirleyici bir unsurdur.   "O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağın...

Bekliyorsanız geliyorum...

Merhaba değerli dostlar, Aradan hayli zaman geçti. Sitemizi canlandırmak için planlar yaparken siteye girmeyi bile ihmal ettiğimiz anlar oldu. Affınıza sığınıyor, özür diliyoruz.  Kendisine rehber edindiği evrensel değerler çerçevesinde, tükenmek bilmeyen bir azimle, mütevaz...

Yılbaşı ve Düşündürdükleri

  Yine bir yılbaşı geldi kapımıza dayandı. Yılbaşı diyoruz ama kimin, nasıl, neyin yılbaşısı, neye göre yılbaşı… Bu gecelerde çokça düşünmemiz gerekiyor. Sadece geçmiş bir yılı veya yılları değil, bugünün neden yılbaşı kabul edildiğini, neden biz bu takvi...

Sudaki Mucize

  Güneş sisteminde bulunan gök cisimlerinin hiçbirinde yaşamın temel kaynağı olan su bulunmaz. Oysa yeryüzünün dörtte üçü sularla kaplıdır.  İnsanlar, suyun varlığına o kadar alışıklardır ki yeryüzünün büyük bir bölümünü kaplayan suyun yaşamları için ne kadar ...

Referandum: Hz. İsa Gelsin mi Gelmesin mi?

   Haydi, beni dini bilgisi ve hassasiyeti olmayan biri olarak görün, ilahiyatçı olmadığımı ve 7–8 yıl da imamlık yapmadığımı düşünün. Ancak elhamdülillah Müslüman’ım diyen bir kesimden dahi olsam eğer mantıklı olabiliyorsam din hakkında bazı sorular sorabilirim. Ma...

Sivrisinekteki Mucize

  Sivrisineklerin doğumundan ölümüne kadar olan bütün süreçler başlı başına birer mucizedir. Hiç önemsemeden yok etmeye çalıştığımız bu mucize varlık aslında Allahın yaratma sanatına çok önemli bir delildir. Şimdi bu küçücük canlının özelliklerinden bahsetmek ...

Tarih Değil Hatalar Tekerrür Eder

  Sultan Abdülhamit’in bu sözünün doğruluğunu tarihin her sahnesinde görmek mümkündür. Zamanın sırrını çözmüş bir insanın ileri görüşlülüğünün tezahürüdür bu söz. Neden hatalar tekerrür eder? Neden hatalardan ders alınmaz? El-cevap: tarih sahnesinin değişmezi in...

Neyzenlerin Zurnasında Huşu Arayanlara...

Ne ararsın Allah ile aramda, Sen kimsin ki kurbanıma takarsın, Hakikaten kastin yoksa İslam’a, Hindileri neden gündem yapmazsın. Namaz, niyaz varsa bende sana ne, Yoksa sana bir zararım yaparım, İkimizde gelince kıldan köprüye, Sen sarhoşken geç de biz de bakalım.

Namazlar birleştirilir mi ya da hangi şartlarda birleştirilebilir?

Gerek okulda öğrenciler, gerek öğretmenler tarafından, gerekse dini duyarlılığı olan arkadaşlar tarafından namazla ilgili çok soru geliyor. Soruların önemli bir kısmı da mesai saatleri içinde olan öğle, ikindi ve akşam namazlarıyla alakalı. Burada namazların birleştirilme...

DÜNYA HAYATI GEÇİCİDİR, ASIL YURT AHİRETTİR!

Hayatınızda sizin için önemli olan şeyleri alt alta sıralayın. Sıraladığınız bu konulardan, bir gün yok olacak olanların üzerini çizin. Geriye ne kalıyor? Koskoca bir hiç, öyle değil mi? Hayatımızı yok olup gidecek şeyler üzerine kuruyor ve bunlara sahip olmayı...

Aile Birliği ve İslam

Aile, devletin en temel birimidir. Aile yapısı güçlü olan bir milletin devlet yapısı da güçlü demektir. Yüzyıllardır necip Türk milletinin tarihteki güç ve iktidarı, aile bağlarının sağlam olması ve manevi değerlere verdiği önemden kaynaklanmıştır.  Aile yapısı çökm...

Güzel Sanatlar Fakültesi, Plastik Sanatlar Bölümünün Plastik Güzeli Görevlisi!!!

          Zihniyeti plastik, güzelliği plastik, duyguları plastik… Her şeyi sonradan yapılmış. Yaratılışın inceliğinden zarafetinden uzak… Ahlakın yoksunluğu içinde… Yaratılıştan gelen değerlerin yerine başka başka şeyler koymuş. Bahsettiğim bir resim çalışm...

Mini Not

Google Grupları
OMÜ ilahiyat mezunlari grubuna abone olmak istersen
E-posta:
Ziyaret et

Hayırlı olsun...

Çanakkale Zaferi'nin Yıl Dönümüne
saniye kaldı...

Mini Anket

Öğretmenin en önemli Sıkıntısı ne?
 

Kimler bizimle

Şuanda 7 konuk çevrimiçi

Ziyaret edildik

Bugün1
Dün53
Haftada54
Ayda580
01.01.09' dan itibaren13016

İstatistikler

Üyeler : 62
İçerik : 263
İçerik Tıklama Görünümü : 40607
Mihrak dergisinin resmi sitesi...
Millet İradesi Mümkün Mü? (III)

Düşünceleri daha emekleme aşamasında olan bir yazar açısından en önemli unsur yazdıklarının toplum tarafından takdir edilmesidir herhalde. Yaşamlarında belirli bir mesafe kat etmiş ve ilgili bulunduğu alanda rüştünü ispat etmiş olanlar içinse aynı şey geçerli olmayacaktır. Neden diye soracak olursanız bu insanlar alanlarındaki uzmanlıkları nedeniyle değerlendirilme değil değerleme yani başkalarının yaptıkları icraatları yorumlama noktasındadırlar diye cevap vereceğiz. Birazcık uzun aralar vererek sürdürmüş olduğumuz “Millet iradesi mümkün mü?” adlı yazı dizisinde savunmuş olduğum fikirlerin aslında bana ait olmadığı toplumdaki birçok insan ve otorite sahibi insan tarafından uzun yüzyıllar boyu tartışıla geldiği aşikârdır fakat yinede biz bu yazı dizisi boyunca tartışma konusu olan millet iradesinin meşruluğu olgusunu kendi penceremizden yorumlamaya çalıştık.            

Yazılarını çok sıklıkla takip etmememe rağmen zaman gazetesinden Mümtaz’ ER TÜRKÖNE’nin 5 Mart 2010 tarihli “Her çoğunluk kararı demokratik midir?” adlı köşe yazısını okuduğumda açıkçası mutlu olduğumu itiraf etmeden geçemeyeceğim. Türköne’nin bahsi geçen yazısında ilk iki makalede üzerinde ağırlıklı olarak durduğumuz irade konusundaki düşünceleri gerçekten ilgi çekici: “Bir konuda karar verirken veya yönetme hakkını temsilcilere devrederken çoğunluğun tercihine saygı gösterilmesinin tek sebebi vardır: Azınlığın haklılığının ahlaken savunulamaması. Mantık bize, çoğunluğun haklı olma ihtimalinin her zaman daha yüksek olduğunu söylüyor. Ya yanlışsa?” sorusu bile aşırı demokrat bir akademisyen tarafından sorulabiliyorsa bu konu üzerinde hakikaten şöyle durup yeniden düşünülmesi gerektiği hususunu irdelemeden geçemeyeceğiz.
Beğendim (2)
PDF Yazdır e-Posta
Mahmut Erbaş tarafından yazıldı   
Pazartesi, 15 Mart 2010 19:41
 
Eğitim ve Biz - 1

 

Sabah akşam televizyonda haberlere, gazetelere bakarak isyan ediyor, bazen kendimize bazen de başkalarına kızıyor, köpürüyoruz. Birilerinin kuklası olmaktan, kendi kendimizi yönetemememizden, iç işlerimize dahi karışılmasından yakınıyoruz. Evet her şeyimize, yediğimize, içtiğimize, giydiğimize bile karışıyorlar utanmadan, sıkılmadan….

Bu kızdıklarımızın önüne pekâlâ geçebiliriz. Fakat bu hemencecik olabilecek bir şey değil. Çünkü bu duruma gelmemiz biranda olmadı, tarihimize baktığımızda çok net görürüz. Fransa Kralına emir verirken zamanla onlara sormadan adım atmaz bir duruma geldik. Ve şimdiki durumumuz da malum, ortada…

Sistemli ve planlı hareket ettiğimizde birilerinin kuklası olmaktan çıkar kendi ayaklarımız üzerinde durabiliriz. Bunun en önemli ayağı da eğitimdir. Ancak eğitime gerekli değeri verip yapılması gerekenleri sistemli bir şekilde yerine getirirsek bu hor görülmeden, ezilmişlikten kurtulabiliriz. Kendi kararlarımızı kendimiz alır, soysa-kültürel yapımıza uygun bir şekilde yerine getiririz.

Eğitim düzeyimizi, bilgimizi, kültürümüzü de artırabilmek için durmadan, sıkılmadan okumalı, okuduklarımızı hayata geçirmeliyiz. Yaratanımız daha ilk inen ayetlerde bunu bize tavsiye ediyor hatta emrediyor.  Sadece ilk inen ayetlerde de kalmayıp daha sonraki birçok ayette okuyup düşünmemiz gerektiğini bizlere bildiriyor.

Beğendim (1)
PDF Yazdır e-Posta
Hasan Ekşioğlu tarafından yazıldı   
Pazartesi, 15 Mart 2010 14:26
 
İtiraf Ediyorum!!!

Gündüz içkili olan düğünde akşamdan sonra gidip dini nikâhı kıyan imamlarımız oldu. Cemaatle ters düşmemek için düğünlerinizde kadın erkek iç içe karışıp oynamayın diye de uyarmadılar. Parayla Kuran okumak çok abes kaçacağı için sürekli mönüde mevlidi sunup para da kazanıldı. Bayramdan bayrama utanma belasına camiye gelen adama “canın sağ olsun” da dendi, “bak arkadaş Müslüman’ım diyorsan günde 5 vakit namaz kılmak zorundasın” yerine. Küstürmeyelim diye düşündüler herhalde zaten küsmüş olan insanları. Yıllarca anlamasan da Kuran oku büyük sevaptır diyenler de- bunun nasıl bir tembellik yapacağını düşünmeksizin- yine bir takım imamlardı. Caminin yolunu bilmeyen, Ramazan’da oruç tutmadığını açıkça gösteren, tek oturuşta devirdiği şişelerle bilinen, kahvehanelerde kadınlarla olan maceralarını ballandıra ballandıra anlatan insanların cenazesine “aman abdestsiz gitmesin” diyerek -abdestin uhrevi değil dünyevi bir şey olduğunu unutarak- yine koşup giden imamlarımızdı.

Beğendim (5)
PDF Yazdır e-Posta
Emrah Kaya tarafından yazıldı   
Pazartesi, 08 Mart 2010 21:11